• Ana Sayfa
  • Bölgeler
  • Oluşumlar
  • Etkinlikler
  • Tarihi Kültürel
  • Makaleler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Biz Kimiz
    Yer adı
    Bölge
    -Bölge Seçiniz-
    Şehir
    -Şehir Seçiniz-
    Oluşumlar
    0 item selected
    Etkinlikler
    0 item selected
    Temalar
    0 item selected
    Ara

    TaÅŸyol (Kemaliye/Erzincan)

    Hava Durumu
    Hakan Erman Tarafindan Eklendi 1844 Ziyaret
    Konum
    Taşyol, Doğu Anadolu Bölgesi, Erzincan İli, Kemaliye İlçesi´nin 2 kilometre kuzeyindedir ve toplam uzunluğu (5,5 kilometresi tünel, 3,1 kilometresi kayalık yamaç) ise 8,6 kilometredir.
    Genel Bilgi

    Yeryüzünde bir eşi yok. Bir rüya gibi. yapımı 137 yıl süren,  dağlardan ipe bağlı sepetlerle inilerek kazılmaya başlanan Erzincan´ın Kemaliye ilçesindeki Taşyol.  İçinden Fırat´ın geçtiği Karanlık Kanyon’un  8.6 kilometrelik sarp kayalıkları yarılarak açılan yol, insan azminin ve mücadele gücünün eşsiz bir örneğidir. Mühendis ve proje olmadan, üstelik ilkokul mezunu bir müteahhidin sezgi ve becerisiyle. İstanbul ve Ankara´yı, Kemaliye´ye 230 kilometre daha yakınlaştıran ‘‘Taşyol’’’un  yaklaşık  5,5 kilometresini  binbir  zahmetle açılan tüneller  oluşturmaktadır.

    Eski adı Eğin olan Kemaliye saklı bir cennet. İçinden Fırat geçiyor. Sokaklarında akan pınarlar, yol kenarlarındaki dut ağaçları ve tarihi Eğin evleri. Bir tarafı Munzur olmak üzere dört bir tarafı aşılması çok zor dağlarla çevrili. İpek Yolu´nun da geçtiği Eğin´in geçmişte 40 bin olan nüfusu günümüzde 3 bine düşmüş. Eğin´in görkemli günlerinde de en büyük sorunlardan biri, yine bugünkü gibi ulaşımdı. Kayaların arasına hapsolmuş Eğinliler bu sıkışmışlıktan kurtuluşu, dağları delmekle kazanacaklarını  yüzlerce yıl önce görmüşler ve Taşyol’un açılması için ilk kazmayı 1835 yılında vurmaya başlamışlardır.

    Kazma kürekle başlayan çalışmalar, 1800´lü yılların sonlarına doğru 300-400 metrelik bir yolun, kayalar yarılarak yapılmasını sağlamış. O tarihte henüz  tünel kazma düşüncesi yok, amaç  bir kişinin sırtında dallarla geçebileceği genişlikte bir patika oluşturmak. Nedeni ise, koşulların  çok zor ve acımasız olması. İşte bu koşullar nedeniyle çalışmalar durmak zorunda kalmış,  arada yapılan çalışmalarda da pek ilerleme kaydedilememiş. Kemaliyeli’lerin önlerinde 8 kilometreden fazla delinmesi ve yarılması gereken bir kanyon bulunmakta, eğer o kanyon aşılırsa birçok köyle bağlantı sağlanabilecek, sağlık, eğitim ve diğer hizmetler insanlara ulaştırılabilecek.

    Yıl 1949 geldiğinde, Eğinliler, sevdiklerine ulaşacakları yol için kendi olanaklarını ortaya koyarlar, iki de koç kurban edilir, davul ve zurnayla halaylar çekilerek kazmalar vurulur. Bir süre sonra paralar tükenir, devletten destek alalım denir ve Ankara´ya gidilir. Dönemin Başbakanı Şemsettin Günaltay´ın makamına çıkılır ve yol için destek istenir. Başbakan hemşehrileridir ve destek için umutludurlar.  Ancak aldıkları cevap Kemaliyeli’leri hüsrana uğratır. Başbakan özetle ‘‘Ben Kemaliye´nin değil Türkiye´nin Başbakanıyım’’ der, hemşehrilerini başından savar. İş yine başa düşmüş, kendi aralarında paralar toplanmış ve yeniden işbaşı yapılmıştır. Her Eğinli kayaları delmeye çalışan bir Ferhat olma kararlılığındadır. Bir süre aşkla şevkle çalışırlar, ancak bilekteki güç, beldeki kuvvet ve o tatlı rüya bitmez ama paraları yine biter. Eğin’liler  Taşyol´dan kazmaları kürekleri omuzlarda üzgün üzgün geri dönerler.

    Dört yıl sonra ‘‘yol aşkı´ yeniden depreşir, 500 bin lira toplanır. Balyozlar, kürekler barut hatta bir kompresör alınır. Şenlikler yapılarak balyozlar inmeye başlar yine. Bu defa yolun diğer tarafından da (Gümüşçeşme Köyü´nden) işe başlanmıştır. Manda derisinden yapılan körükler kurulur. Çevrede bulunan demir hurdaları körüklerde kor haline getirildikten sonra sonra dövülüp işe yarar hale getirilir. Bu arada 1957´de İlçe Emanet Komisyonu, 26 Haziran 1957 tarihli kararıyla ‘‘amele çavuşunun’’ fevkalade çalışmasını göz önüne alarak günlük yevmiyesini 10 liradan 11 liraya çıkarır. Bu insanüstü çalışmalar sonunda1960´a kadar bir kilometre daha yol açılır. Kayalar, Fırat´a paralel yarılır ve delinir. Derken 1960 yılında Silahlı Kuvvetler yönetime el koyar. Dönemin ileri gelenleri ‘‘Bu dağları delmeye kalkan herşeyi deler’’ düşüncesiyle derneğin malvarlığı olan kazma, kürek, kompresör, dinamit ile bilumum kesici ve delici alete el koyarlar. Çalışmalar gene durmuştur, ama Kemaliyeli’lerin düşleri hala taptazedir.

    Yıl l980´lere geldiğinde, Kemaliyeli’lerin bilinen aşkı  yine canlanır. Bu arada dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren´in bölgeye geleceği duyulur. Hemen bir karşılama heyeti kurulur. Bu önemli konu mutlaka paşaya anlatılmalı ve devletin desteği alınmalıdır. Ama Evren´in geleceği istasyon açılamayan yolun son güzergahındadır ve her yer karla kaplıdır. Heyet, ölüm tehlikeleri atlatarak İstasyona varır. Paşanın treni gelir ve geçer. Kemaliyeliler ellerinde ‘‘Taşyolun açılmasını istiyoruz’’ yazılı pankartlarla kalakalırlar. Ancak trenin istasyondan geçişi sırasında ellerinde pankartlarıyla ‘‘Taşyolu, Taşyolu’’ diye bağıran insanlar Evren´in dikkatini çekmiştir. Trende durumu öğrenmeye çalışsa da bu konuda bilgi verecek tek kişi bulunamaz. Karayolları haritası bulunup getirilir, haritada olmayan Taşyol aranır. Ankara´ya dönüldüğünde, bir dosya hazırlanıp köşke gönderilir.  Aradan yıllar geçer ve tek cevap gelmez.

    Bütün olumsuzluklara rağmen, Kemaliyeli´lerin umudu, inancı asla tükenmemektdir.  Devlet 1983´te duruma ilk defa el koyar, şantiye yeniden açılır. Renkli dinamitler patlatılır şenlik yapılır ve 147 milyon lira da ödenek ayrılır. Fakat bu kez de sevinç  çabuk söner. YSE feshedilip Köy Hizmetleri olunca, yeni kurum ‘‘bu yolun yapımını üstlenemiyiz’’ der ve çalışmaları durdurur. Her gelen valiye ve kaymakama durum en ince ayrıntısına kadar anlatılır, dosyalar sunulur. Yıllar böyle gelip, geçer. Sonunda 1992´ye gelinir. Recep Yazıcıoğlu Erzincan Valisi´dir. Kemaliye´de bir toplantı düzenler. Sorunlar tartışılır ve sıralanır. Karatahtaya yazılan listenin başında Taşyol vardır.

    Recep Yazıcıoğlu’nun ve Kemaliyeli’lerin gayretleri ile, 1993´te İstanbul´da, ‘‘Taşyolu´na yardım gecesi’’ düzenlenir. Bu gecede 1 milyar lira toplanır. Erzincan İl Özel İdaresi´de 1 milyar lira katkı sağlar, yeni araçlar getirilir. Bu arada kaynak yaratmak için 22  tünelden oluşan yolun isim hakkı, 5 milyar liraya satılığa çıkarılır. Bülent Ecevit´in, Recep Yazıcıoğlu´nun adları da tünellerden ikisine verilir.

    Taşyol işi 1995’te müteahhit Gazi Özdoğan´a verilir. Tünelin bir projesi yoktur. Müteahhit Özdoğan, tecrübe, beceri ve önsezi ile işe koyulur: ‘‘Kolay değildi. İşi aldığımda, buradan senin gibi çok insan gelip geçti. Bu dağlar delinmez, diyenler oldu. Önümüzü göremiyorduk. Tahminle deldik. Yanlış yerleri de deldiğimiz oldu. Ama tamamladığımız için çok mutluyum’’ demiştir.

    Eğinli’lerin 137 yıl süren rüyaları 03 Ağustos 2002 tarihinde nihayet gerçekleşir.  Yolun iyileştirme çalışmaları günümüzde tamamlanmış olmasına rağmen kamyonların ve otobüslerin geçmesine olanak vermemektedir.

    Eğin Belediye Başkanı Ekşioğlu Osman Efendi’nin  önayak olduğu Taşyol öyküsü,  bellerine ip bağlayarak sepetlerle kayalıklardan aşağıya sarkan insanlarla 1835 yılında başlamış ve 8,6 kilometrelik yolun tamamlanmasıyla 2002 yılında sona ermiştir.

    Eğin Belediye Başkanı Ekşioğlu  Osman Efendi vasiyet etmiş, eğer bu yolun açılışı ben öldükten sonra olursa mezarıma gelip açıldığını söyleyin, ben duyarım demiş. Vasiyeti yerine getirildi mi bilinmez. Çünkü önce mezarının bulunması gerekiyor.

    Yararlanılan Kaynak :  http://v3.arkitera.com/v1/haberler/2002/07/26/yolinsaat.htm


    Uygun Mevsim
    Her mevsim uygundur.
    Konaklama Etkinlikleri

    Konaklama
    İmkanları
    Cafe
    Restaurant
    Tur
    Firmaları
    Diğer
    Etkinlikler
    Harita
    Kullanıcı Görüşleri
    Yorum yok