• Ana Sayfa
  • Bölgeler
  • Oluşumlar
  • Etkinlikler
  • Tarihi Kültürel
  • Makaleler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Biz Kimiz

    Rumkale (Gaziantep)

    Hava Durumu
    Burcu Akçınar Tarafindan Eklendi 81 Ziyaret
    Konum
    Gaziantep ili Yavuzeli İlçesi, Kasaba köyünün yakınında, Gaziantep’in Nizip ve Yavuzeli ilçeleri ile Şanlıurfa´nın Birecik ve Halfeti ilçeleri sınırlarında bulunmaktadır. Rumkale’ye Kasaba köyü ve Halfeti’den teknelerle ulaşılmaktadır.

    Genel Bilgi
    Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve Hazreti İsa´nın (a.s.) havarilerinden Yuhannanın Roma döneminde mesken tutarak İncil nüshalarını çoğalttığı yer olarak rivayet edilen; Urartu, Babil, Sümer, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinin izlerini
    taşıyan Rumkale, Fırat ve Merzimen kıyılarından itibaren dimdik yükselen sarp kayalıklarla çevrili yüksek bir tepe üstüne kurulmuştur.  1838’de Rumkale’yi ziyaret eden Moltke’ye “kayalığın nerede bittiğini, insan eserinin nerede başladığını söyleyebilmek çok zor” dedirtecek kadar doğayla uyumlu mimari özelliğe sahiptir.
     
    Kale iki beden halindedir: Birinci beden; kalenin doğu, kuzey ve batıda doğal kayalığın dik olarak yontulmasıyla, doğal sur meydana getirilerek oluşturulmuştur. İkinci beden ise, bu doğal surun üstüne sert kalker kesme taşlarla sur duvarı olarak
    yapılmıştır. Kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen planlı 7 burç ile kuzeyde çok sayıda mazgal pencere yer almaktadır. Kalenin güney yöndeki kayalık uzantısı 12. yüzyılda 30m derinliğinde ve 20m genişliğinde oyularak uçurum (hendek) haline getirilmiştir.
    Böylece; savunmaya yönelik olarak karayla kalenin direkt ilişkisi kesilmiştir. Kale 120m genişliğinde ve 200m uzunluğunda bir alanı kaplamaktadır. Rumkale’nin doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı mevcuttur. Doğu girişi Fırat Nehri ile, batı girişi ise Merzimen Çayı üzerine kurulmuştur. Bugün sadece ayaklarının kalıntısı mevcut olan köprü, kara ile irtibatı sağlamaktaydı. Buradan patika yolla kalenin giriş kapısına çıkılmaktadır. Batı cephesinde yol üzerine 20m aralıklarla 4 tane kule şeklinde kapı yapılarak savunma açısından büyük kolaylık sağlanmıştır. Batı surlarda kuzeyden itibaren birinci kapı dikdörtgen planlıdır.
    Nöldeke birinci kapının olduğu yerde bir türbe ve bir iskele olduğundan bahsetmiştir. İkinci kapı kareye yakın dikdörtgen planlı yarım daire şeklindedir. Üçünçü kapı tahrip olmuştur. Dördüncü kapı kare planlı haç tonozludur. Beşinci kapı kalenin Fırat’a
    bakan doğu cephesindedir. Dikdörtgen biçimli bu kapı, içte biri yuvarlak, diğeri sivri kemerli iki niş içine alınmıştır.
    Kalede beden duvarları ve burçlardan başka, bugün görülebilen kalıntılar arasında Şair Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, su sarnıçları ve su kuyusu sayılabilir. Kuyu basamaklarla Fırat Nehri’nin seviyesine kadar inen 8m genişliğinde ve yaklaşık
    75m derinliğindedir. Fırat Nehri’nden su temin etmek için yapılmış olan bu kuyunun gizli bir geçit olduğu da rivayet edilmektedir. Kuyunun silindirik iç yüzünde kayanın oyulmasıyla helezonik bir merdiven meydana getirilmiştir. Bunlardan başka kale
    içinde işlevi tespit edilemeyen çok sayıda yapı kalıntısı mevcuttur. Kaledeki yapıların birçok bölümü ana kayanın oyulması ve düzleştirilmesiyle yapılmıştır.  

    Şair Aziz Nerses Kilisesi: Rumkale’nin güneyinde yer alan hükümranlık kilisesini 1173’te Şair Aziz Nerses yaptırmıştır. 18. Yüzyılda Rumkale’yi ziyaret eden Richard Peacock bu yapıdan ”Gotik” tarzda küçük ama güzel bir kilise olarak bahsetmiştir.
    Doğu-batı doğrultusundaki kilise dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsislidir. Batısında narteks yer alır. Sadece apsisin doğu cephesinin bir bölümü toprak üstündedir. Doğu cephesinin ortasında silmeli çerçevenin iki yanında birbirine benzer kabartmalı levha bulunur. Sol levhada haç ve rumi süslemenin olduğu kabartmanın altında başlarını geriye çevirmiş karşılıklı duran iki aslan, sağ levhada ise iki palmet arasında başını sağa çevirmiş, kanatlarını açmış bir kartal kabartması vardır. Bu kilise İslami
    dönemde cami olarak kullanılmıştır.
    Barşavma Manastırı : Kale içinde kuzeyde yer alır. 13. yüzyılda Yakubi Azizi Barşavma kendi adına inşa ettirmiştir. Birbirine bitişik iki yapıdan bazı bölümler ayakta kalmıştır. Kuzey cephesini kaya kütlesi oluşturur. Kare planlı olan yapı haç tonozlarla örtülmüştür. Duvarlarda büyük taş bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümü verilmiş kesme taşlar burada da kullanılmıştır. Yakınında bir de kuyu
    mevcuttur.
    Kalede toprak üstündeki yapılar 12-14. yüzyıllar arasına aittir. Bunlar içinde en eski yapının hendek olduğu ifade edilmektedir.
    Fırat nehri boyunca ele geçen çakmak taşından yapılmış aletler ve diğer kalıntılar, insanoğlunun Rumkale ve çevresinde Yontma Taş (Paleolitik) Dönemi’nden beri yerleştiğini kanıtlamaktadır. Bu dönemden sonraki iskan yerlerini ise Fırat vadisinde
    Tunç çağından başlayıp Kalkolitik döneme kadar inen höyüklerle izlemekteyiz. Rumkale ve çevresiyle ilgili antik kaynaklardaki ilk bilgiye Asur Kralı III. Salmanazar’ın zaptettiği “Şitamrat” yerleşimiyle ulaşmaktayız. Bu yerin Rumkale olduğu ifade
    edilmektedir. Rumkale çevresi bölgedeki stratejik konumu sebebiyle Med, Pers, Helenistik ve Roma dönemlerinde de iskan görmüştür. Hz. İsa’nın havarilerinden Johannes (Yuhanna)’in Roma döneminde Rumkale’yi mesken yaparak kayadan oyma bir odada İncilin nüshalarını çoğalttığı rivayet edilir. 11. yüzyılda Rumkale Hromgla adıyla önemli bir konumdadır. 1113 te III. Grigoris
    Rumkale’yi Joscelin’in dul karısından satın almış, Katolikosluk (Başpiskoposluk) makamını buraya yerleştirmiştir. Şair Aziz Nerses mezheplerin birleştirilmesi nedeniyle imparator elçileri, Kayşum ve Yakubi baş patrikler ile Rumkale’de toplantılar yapmıştır. 13. yüzyılda Rumkale’de birçok Yakubi’nin olması sebebiyle Yakubi Patriği II. Ignace, Rumkale’de bir kilise yaptırmıştır. Sonraları kaleyi patriklik makamı olarak seçmiştir. 1279 da kaleyi kuşatan Memluklular bu aşamada kaleyi zapt edememişlerdir. Ancak Memluklu sultanı Melik el-Eşref 1292’de Rumkale’yi tekrar kuşatmış olup Rumkale’nin fethi gerçekleşmiştir. Sultanın emriyle Suriye naibi Sancar Suca tarafından tamir ettirilen Rumkale, Kal’at el Müslimin adını almıştır. Daha sonraları ise Kale-i Zerrin (Altın Kale) olarak adlandırılmıştır. Rumkale Memluklular zamanında yeniden uç kalesi olarak kullanılmışsa da, eski parlak
    dönemini bir daha yaşayamamıştır. 1516 da Osmanlıların eline geçen Rumkale, Halep Eyaleti’nin Birecik Sancağı’na
    bağlı bir kaza haline getirilmiştir. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, Rumkale’nin bir tepe üstünde sağlam bir kale olduğunu, dışarıda camii, hanı, hamamı ve küçük bir çarşısı bulunduğunu belirtir. Katip Çelebi de burasının bahçe ve meyvelerinin bolluğunu
    vurgulamıştır. Rumkale; üç yanı zümrüt yeşili göl ve bunu çevreleyen dik, sarp kayalıklı tepelerle çevrili tarihi birikimi ve doğal güzellikleriyle ile insanı büyüleyen bir yapıya sahiptir. Kaynaklar: http://www.gaziantepturizm.gov.tr/TR,52351/rumkale.html


    Uygun Mevsim
    Her Mevsim ziyaret edilebilir
    Konaklama Etkinlikleri
    Doğa ve Dağ Yürüyüşü
     
    Kürek Kano
     
    Rafting Akarsu Kanosu
     

    Konaklama
    İmkanları
    Cafe
    Restaurant
    Tur
    Firmaları
    Diğer
    Etkinlikler
    Yakındaki alternatif yerler
    Harita
    Kullanıcı Görüşleri
    Yorum yok