• Ana Sayfa
  • Bölgeler
  • Oluşumlar
  • Etkinlikler
  • Tarihi Kültürel
  • Makaleler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Biz Kimiz

    Hierapolis Antik Kenti (Pamukkale)

    Hava Durumu
    Yasemin Tanrıverdi Tarafindan Eklendi 1214 Ziyaret
    Konum
    Denizli ilinin 17. Km batısında Pamukkale ilçesinin kuzey doğusundadır.
    Genel Bilgi
    Unesco dünya mirası listesinde olan bir antik şehirdir. Karma Dünya mirasıdır. Hem kültürel olarak hem de doğal güzelliği ile dünya mirası kabul edilmiştir. Hierapolis’in kalıntıları Küçük Asya’nın önemli şehrinin muhteşem güzelliğini göstermek ister gibi halen ayaktadır. Hierapolis’in hangi eski coğrafya bölgesine aiti olduğu tartışılan bir konudur. Antik dönem coğrafyacısı Strabon ile Ptolemaios’un verdiği bilgilere göre Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolis’in bir Frigya kenti olduğu ileri sürülür. Antik tanrıça kültünden şehrin helenistik dönemden önce de bir yaşam merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Şehre Hierapolis denilmeden önce Holy City yanı kutsal şehir denilmekteydi. Şehirde ana tanrıca kültünün dışında bilinen pek çok tapınak ve diğer dinsel yapıların varlığından bu isim verilmiş olmalı. Şehrin adının Hierapolis olarak değiştirilmesine gelince Pergamon krallarından olan Telephos’un karısı Hiera’yı onurlandırmak için verildiği kabul edilir. Helenistik dönem şehri olmasına karşılık, depremlerden yıkılıp yeniden kurulduğu için Roma şehri görüntüsüne sahiptir. Hristiyanlığın yayılma dönemlerinde bölgeye gelen İsa’nın 12 havarisinden biri olan Aziz Philip bu şehirde öldürülürmüştür ve kendi adına bir kilise yapılmıştır. Şehir Bizans zamanında da parlak bir dönem geçirmiştir. Selçuklular dönemine kadar da kullanılmıştır. Kurulduğu günden terk edildiği ve hatta zamanımıza kadar şifalı suları ile var olan bir şehirdir. Aynı zaman da ölüler şehri olarak geçmektedir. Şehrin travertenlerin bulunduğu batı tarafı hariç neredeyse tamamı Anadolu da bilinen en büyük nekropol alanıdır. Birbirinden farklı dönemlere ait ve ölen kişinin niteliğine göre mezarlar bulunmaktadır. Nekropol alanında Helenistik dönem öncesine ait tümülüslerde bulunmaktadır ama özellikle 2.yy dan sonra görülen mezarlarda üzerlerinde ki taş işçiliği ölüler duyulan saygının bir göstergesi gibidir. Bilinen ikinci en eski meslek olan mezar soyguncuları için bir mezarın üstünde ‘bu mezar girenin gözleri bir daha deniz göremesin ayağını basacak toprak bulamasın, soyu devam etmesin, tanrıların gazabı üstünde olsun” yazmaktadır. Bu mezar için lanetli mezar denilmektedir. Gladyatör mezarları ve lahit mezarlar özellikle görülmeye değerdir. Hadrianus kapısından şehre giriş yaptıktan sonra (bu kapı bizim ziyaret ettiğimiz tarihte kapalıydı, gerekli çalışmalar bittikten sonra bu kapı yeniden ziyarete açılacaktır ) 170 metre genişliğinde ve 280 metre uzunluğunda büyük agora şehrin bir zamanlar oldukça hareketli ticari ve sosyal bir yaşamı olduğunun izlerini göstermekte. Çok tanrılı dinler zamanında şehrin tanrısı Apollon adına yapılmış tapınak bu dönemin izlerini günümüze taşımıştır. Pek çok depremler görmüş tarihin değişik dönemlerine denk gelmiş bereketli topraklar üstüne kurulmuş olan Hierapolis’in görkemini halen kendisini korumaktadır. Kuzey kapısın kurulmuş olan hamam bazilika kalıntıları M.S 3.YY başlarında yapıldığı anlaşılan bu büyük yapı büyük ihtimalle hamam olarak hizmet vermekteydi. M.S 5.YY da kiliseye çevrilmiştir. Şehrin giriş kapısının dışında olan büyük yapının hamam olarak kullanıldığı zamanlarda büyük ihtimale şehre gelen ziyaretçiler burada temizlendikten sonra şehre girilmesine izin verildiği şeklinde yorumlanmıştır. Hierapolis tüm antik kentlerde olduğu gibi yamaca sırtını dayamış bir tiyatrosu bulunmakta. Şehrin tiyatrosu Roma tiyatrosudur ve bilinen en güzel örneklerindendir. Sahnenin ikinci katı yaşanan depremlerde yıkılmış olmasına rağmen halen tüm güzelliği ile ayakta durmakta sahnede bulunan heykeller ve oymalar eski görkemli günleri özler gibi sahnede tüm güzellikleri ile arzı edam etmektedirler. Oldukça iyi korunmuş olan tiyatro tüm ovaya hakım bir şekilde tüm muhşemlığı ile sizleri beklemekte. Traverten taşların kullanıldığı zamanın etkisinden payını almış ama halen eski günlerindeki güzelliği görünmekte olan anıtsal çeşmesi, M.S. 1. YY a tarihlenen, pis suları taşıyan ve temiz su ihtiyacını gideren kanallar sistemi ile hayranlık uyandıran latrina, antik zeytin sıkma atölyesi, tiyatronun güneyinde yer alan cin deliği, Aziz Philiph şehitliği, direkli kiliseyi görmeden şehirden ayrılmayın. Roma dönemi hamam binası lahitlerin sergilendiği bir sergi salonu olarak kullanılmakta, yakın ören yerlerinden çıkarılan eserlerde bu salonda ve bahçesinde sergilenmektedir. Kentin içinde bulunan antik havuzda antik sütunlar ve sütun başları ile şifalı sularında yüzmek ölmeden önce yapılması gerekenler listesinde olması gereken bir eylem olmalı ve mutlaka yapın. Ayrıca bu suyun hikâyesin de suyun güzellik verdiği anlatılmakta Şehrin kurulmasın da en büyük etken olan şifalı suları bu gün bir doğa harikası olarak adına layık bir şekilde Pamukkale’yi meydana getirmiştir. Şifalı termal sular ovaya doğru dökülürken kimyasal reaksiyon göstererek kalkerli tortuya veya diğer adıyla pamuk taşını oluştururlar. Bu oluşumlar havuz şeklini alarak doğanın beyaz mucizesi olan Pamukkale’yi yanı travertenleri oluşturur. Alınan tedbirlerle bu oluşum halen devam etmekte.
    Uygun Mevsim
    Kış ayları dışında her mevsim
    Konaklama Etkinlikleri

    Konaklama
    İmkanları
    Cafe
    Restaurant
    Tur
    Firmaları
    Diğer
    Etkinlikler
    Montenegro Motel

    Montenegro Motel

    Tel : Adres : Faralya Köyü Ölüdeniz Fethiye
    Manisa Kebabı

    Manisa Kebabı

    Yakındaki alternatif yerler
  • Pamukkale
  • Güney Şelalesi
  • Akyar Göleti (T
  • Denizli Honaz C
  • Akhan Kervansar
  • Çardak Kervansa
  • Ahmetli Köprüsü
  • Süleymanlı Yayl
  • Buldan Sivil Mi
  • Buldan Çarşı Ca
  • Abbas Cami (Bul
  • Tripolis Antık
  • Buldan Eski Hük
  • Apollonia Salba
  • Laodikeia Anti
  • Denizli Goncalı
  • Afrodisias Anti
  • Harita
    Kullanıcı Görüşleri
    Yorum yok