• Ana Sayfa
  • Bölgeler
  • Oluşumlar
  • Etkinlikler
  • Tarihi Kültürel
  • Makaleler
  • Fotoğraf Galerisi
  • Biz Kimiz

    Hacı Bektaş Veli Müzesi

    Hava Durumu
    Hakan Erman Tarafindan Eklendi 1121 Ziyaret
    Konum
    Nevşehir ili Hacıbektaş ilçesin Hacıbektaş Bulvarı üzerindedir.
    Genel Bilgi
    Asıl adı Muhammed bin Musa olan ve doğum ile ölüm tarihi kesin belli olmayan Hacı Bektaş-ı Veli’nin 1248-1337 tarihleri arasında yaşadığı sanılmaktadır. Mütevazi olduğu tahmin edilen ilk yapılanmadan günümüze intikal eden tek yapı, bizzat Hacı Bektaş Veli tarafından kullanıldığı düşünülen "Kızılca Halvet" adındaki "Çile Damı" dır. Kızılca Halvet ile bunun kuzey duvarına bitişik olan Hacı Bektaş Veli'nin Türbesini, külliyenin çekirdeği olarak kabul etmek gerekir. Vilayetname'ye göre türbe, atası Gazi Osman ile yakınlıklarından dolayı, Hacı Bektaş'ın anısına içten bağlı olan Sultan Gazi Murat (Orhan Bey) (1326-1389) tarafından, Yanko Madyan adlı bir mimara yaptırılmıştır. Türbenin, Seyyid Ali Sultan tarafından 1385 yılında yaptırıldığı da ileri sürülmektedir.
    Hacı Bektaş Veli Dergahı Orhan Gazi, I. Murad, Yıldırım Bayezid ve Yavuz Sultan Selim dönemlerinde yapılan eklerle genişletilmiş ve 16. yüzyılda bugünkü konumuna getirilmiştir. Sultan II. Bayezıt, 1485-1486 yıllarında türbenin çevresini düzenlettirmiş ve kubbesini kurşunla kaplatmıştır. Türbe, Sultan IV. Mustafa dönemine rastlayan 1807 yılında da onarım görmüştür. 1826 yılında Yeniçeri Ocağını kapatıp, Bektaşiliği yasaklayan Sultan II. Mahmut, çıkardığı 11 Ocak 1827 tarihli fermanla, "Anadolu'daki bütün Bektaşi tekkelerinin türbe mahalleri hariç bütün binalarının yıktırılmasını; eşya, emlak ve diğer gelirlerine el konulmasını" emretmiştir. Birçok Bektaşi tekkesi camiye dönüştürülmüş ve daha çok Nakşibendi tarikatına mensup şeyhlerin idaresine bırakılmıştır. 1839'da tahta çıkan I.Abdülmecid (1823-1861) döneminde Bektaşi tekkeleri yeniden canlanmıştır. Sultan Abdülaziz, 1862 yılında İstanbul'dan gönderdiği mimarlar ile yapı topluluğunu ve türbeleri onartmıştır. Sultan II.Abdülhamit de 1895'te dergahı onartmış, genişletmiş ve bugünkü durumuna gelmesini sağlamıştır.

    30 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe giren Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasına dair yasa ile, Hacı Bektaş Veli Dergahı da kapatılmıştır. Hacı Bektaş Veli Dergahında bulunan eserler, Milli Eğitim Bakanlığı Müzeler Genel Müdürlüğü'nce gönderilen bir heyet tarafından saptanarak, önemli ve taşınabilir durumda olanlar önce Ankara Kalesindeki bir depoya, Ankara Etnografya Müzesinin kurulması ile sözkonusu müzeye taşınmıştır.  

    Külliyenin geniş kapsamlı onarımına 1958 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlanmış, 1959'dan itibaren Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından devam edilmiş; büyük ölçüde aslına uygun biçimde tamir edilen külliye, 16 Ağustos 1964 tarihinde müze olarak ziyarete açılmıştır.

    Hacı Bektaş Veli Külliyesi 1.Avlu (Nadar Avlusu), 2.Avlu (Dergah Avlusu) ve 3. Avlu (Hazret Avlusu) çevresindeki yapılardan oluşmaktadır.

    Birinci Avlu: Eskiden nadar (at) avlusu da denilen bu bölüme güneydeki anıtsal görünümlü çatal kapıdan girilir. Avluda üçler çeşmesi denilen çeşme bulunmaktadır. Günümüze ulaşmayan at evi, ekmek evi, hamam, tuvalet, mihman evi ile çamaşırhane gibi hizmet birimleri bu avluda yer alıyordu.

    İkinci Avlu: Eskiden Dergah Avlusu da denilen bu bölümde; üçgen alınlıklı ve sivri kemerli üçler kapısından girilir. Bu avlu içinde sırasına göre; Aslanlı Çeşme, Şevi, Baba Köşkü, Tekke Camii, ortada; havuz, solda; mihman evi, meydanevi, kibrevi, Dedebaba Köşkü bulunmaktadır.

    Üçüncü Avlu: Eskiden Hazret Avlusu da denilen bu bölüme basık kemerli, yeşil kanatlı, altılar kapısından girilir. Bu avlu içinde Atatürk Köşesi, pirevi, Balım Sultan Türbesi ve hazine bulunmaktadır.

    Külliyede bulunan tüm yapılar, fonksiyonlarına uygun biçimde bu avluların çevresine yerleştirilmiştir. Bektaşiliğe özgü terminolojiye uygun olarak bu yapılara, "mihman evi, aş evi, ekmek evi" gibi adlar verilmişti. Kendi içinde birer "ocak" şeklinde teşkilatlanmış olan bu birimlerde, "mihman evi babası, aş evi babası” olarak adlandırılan bir baba ve bu babaya bağlı "canlar" (dervişler) faaliyet göstermekte; bütün babalar Pir Evi'nde postnişin olan Dede Babaya tabi bulunmaktaydı. (Ayrıntılı bilgiye http://www.hacibektas.com/ adresinden ulaşılabilir) (http://www.nevsehirkulturturizm.gov.tr/)
    Uygun Mevsim
    Her mevsim
    Konaklama Etkinlikleri
    Alışveriş
     
    Kafe Restoran
     

    Konaklama
    İmkanları
    Cafe
    Restaurant
    Tur
    Firmaları
    Diğer
    Etkinlikler
    Harita
    Kullanıcı Görüşleri
    Yorum yok